
Gastrik bypass ameliyatı, genel olarak güvenli bir cerrahi işlem olmakla birlikte, her cerrahi girişimde olduğu gibi çeşitli komplikasyonlar görülebilir. Bu komplikasyonların bilinmesi, erken tanı ve tedavi açısından büyük önem taşır. En sık görülen komplikasyonlar şunlardır:
Gastrik bypass sonrası kanama, genellikle ameliyat sırasında veya ameliyat sonrası erken dönemde (ilk 24-48 saat) görülür. Kanama, stapler hatlarından, anastomoz bölgelerinden veya trokar giriş yerlerinden kaynaklanabilir. Belirtileri arasında taşikardi, hipotansiyon, hematokrit değerinde düşme, dren veya nazogastrik tüpten kan gelmesi yer alır. Çoğu kanama, konservatif tedavi (sıvı replasmanı, kan transfüzyonu) ile kontrol altına alınabilir, ancak bazı durumlarda endoskopik veya cerrahi müdahale gerekebilir. Kanama riski, laparoskopik cerrahide %1-4, açık cerrahide ise %2-8 arasında değişmektedir.
Enfeksiyon, yara yeri enfeksiyonu, intraabdominal apse veya pnömoni şeklinde görülebilir. Yara yeri enfeksiyonu, laparoskopik cerrahide %1-3, açık cerrahide ise %10-15 oranında görülür. Belirtileri arasında yara yerinde kızarıklık, şişlik, ısı artışı, akıntı ve ağrı yer alır. İntraabdominal apse, genellikle anastomoz kaçağı sonucu gelişir ve ateş, taşikardi, karın ağrısı ve lökositoz ile kendini gösterir. Tedavide, antibiyotik tedavisi, yara bakımı ve gerekirse cerrahi drenaj uygulanır.
Anastomoz kaçağı, gastrik bypass sonrası en ciddi komplikasyonlardan biridir ve mortalite riski taşır. Kaçak, genellikle gastrojejunostomi anastomozunda görülür ve insidansı %0.1-5.6 arasında değişmektedir. Belirtileri arasında taşikardi, ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma ve solunum sıkıntısı yer alır. Tanıda, oral kontrast madde verilerek çekilen BT veya üst GIS grafisi kullanılır. Tedavi, kaçağın boyutuna ve hastanın klinik durumuna göre değişir. Küçük kaçaklar, antibiyotik tedavisi, parenteral beslenme ve drenaj ile tedavi edilebilirken, büyük kaçaklar veya peritonit varlığında cerrahi müdahale gerekebilir.
Dumping sendromu, gastrik bypass sonrası hastaların %10-50’sinde görülen bir durumdur. Özellikle basit karbonhidrat (şeker, tatlı, beyaz un) tüketiminden sonra ortaya çıkar ve iki tipe ayrılır:
Dumping sendromunun tedavisi, öncelikle diyet modifikasyonu ile yapılır. Basit karbonhidratlardan kaçınma, küçük ve sık öğünler, protein ve kompleks karbonhidratların tercih edilmesi, yemek sırasında sıvı tüketiminden kaçınma önerilir. Şiddetli vakalarda, oktreotid gibi ilaçlar kullanılabilir.
Gastrojejunostomi anastomozunda darlık, hastaların %3-28’inde görülür ve genellikle ameliyattan sonraki ilk 3 ay içinde ortaya çıkar. Belirtileri arasında progresif disfaji (yutma güçlüğü), kusma, gıda intoleransı ve kilo kaybında duraksama yer alır. Tanı, üst GIS endoskopisi ile konur. Tedavide, endoskopik balon dilatasyon uygulanır ve genellikle 1-3 seans yeterlidir. Tekrarlayan darlıklarda, stent yerleştirme veya cerrahi revizyon gerekebilir.
Marjinal ülser (anastomoz ülseri), gastrojejunostomi anastomozunda veya yakınında gelişen ülserdir ve hastaların %1-16’sında görülür. Risk faktörleri arasında sigara kullanımı, NSAİİ kullanımı, Helicobacter pylori enfeksiyonu ve anastomoz gerginliği yer alır. Belirtileri arasında epigastrik ağrı, bulantı, kusma ve nadiren kanama yer alır. Tanı, üst GIS endoskopisi ile konur. Tedavide, proton pompa inhibitörleri, sigara ve NSAİİ’lerden kaçınma, gerekirse Helicobacter pylori eradikasyonu uygulanır. Dirençli veya komplike ülserlerde, cerrahi revizyon gerekebilir.
İnternal herniasyon, gastrik bypass sonrası bağırsak tıkanıklığının en sık nedenidir ve hastaların %1-5’inde görülür. Ameliyat sırasında oluşturulan defektlerden (mezenterik defekt, Petersen defekti) bağırsak segmentlerinin herniasyonu sonucu gelişir. Belirtileri arasında karın ağrısı, bulantı, kusma ve abdominal distansiyon yer alır. Tanıda, BT görüntüleme yardımcı olabilir, ancak kesin tanı genellikle laparoskopi veya laparotomi ile konur. Tedavi cerrahidir ve herniye olan bağırsak segmentlerinin redüksiyonu ve defektlerin kapatılmasını içerir.
Bu komplikasyonların erken tanısı ve tedavisi, morbidite ve mortaliteyi azaltmak açısından büyük önem taşır. Hastalar, olası komplikasyon belirtileri konusunda bilgilendirilmeli ve şüpheli durumlarda hemen sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilmelidir.
Memorial Ankara Hastanesi
Memorial Ankara Hastanesi'nde SGK Kapsamında Hizmet Verilmektedir.

Uluslararası Kalite ve Güvenilirlik Belgesi
