
Guatr, tiroid bezinin normal boyutlarının üzerinde büyümesi olarak tanımlanır. Bu büyüme, diffüz (tüm bezin eşit büyümesi) veya nodüler (bir veya birden fazla nodülün varlığı) olabilir. Tiroid nodülleri ise, tiroid bezi içinde oluşan anormal büyümelerdir ve ultrasonografik incelemede tiroid parankiminden farklı görünüme sahip lezyonlar olarak tanımlanır.
Basit (diffüz) guatr, tiroid bezinin tamamının homojen olarak büyümesi durumudur. Genellikle iyot eksikliği, genetik faktörler veya bazı ilaçların kullanımı sonucu gelişir. Klinik olarak boyunda şişlik, nadiren bası semptomları (yutma güçlüğü, nefes darlığı) görülebilir. Tiroid fonksiyonları genellikle normaldir (ötiroid guatr).
Nodüler guatr ise, tiroid bezinde bir veya daha fazla nodülün bulunması durumudur. Tek nodül varlığında soliter nodül, birden fazla nodül varlığında ise multinodüler guatr olarak adlandırılır. Multinodüler guatr, genellikle uzun süreli basit guatrın ilerlemesi sonucu oluşur. Nodüllerin bir kısmı otonom fonksiyon kazanabilir ve hipertiroidizme yol açabilir (toksik multinodüler guatr). Nodüler guatrda, malignite riski de göz önünde bulundurulmalıdır.
Tiroid nodülleri, klinik özelliklerine, ultrasonografik görünümlerine ve sitolojik bulgularına göre sınıflandırılır. Malignite riski açısından değerlendirmede, nodülün boyutu, ultrasonografik özellikleri (solid/kistik yapı, mikrokalsifikasyon varlığı, düzensiz sınırlar, hipoekojenite), hastanın yaşı, cinsiyeti ve risk faktörleri (radyasyon maruziyeti, aile öyküsü) göz önünde bulundurulur.
Ultrasonografik olarak şüpheli özellikler taşıyan nodüller, ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ile değerlendirilmelidir. Amerikan Tiroid Derneği (ATA) kılavuzlarına göre, 1 cm ve üzerindeki şüpheli nodüller, 1.5 cm ve üzerindeki orta derecede şüpheli nodüller ve 2 cm ve üzerindeki düşük şüpheli nodüller İİAB için adaydır. Ayrıca, boyut ne olursa olsun, lenf nodu metastazı şüphesi veya ekstratiroid yayılım bulguları olan nodüllerde de biyopsi yapılmalıdır.
İİAB, tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde altın standart yöntemdir. Ultrason eşliğinde yapılan İİAB, özellikle küçük nodüllerde ve kistik komponentli nodüllerde daha doğru sonuçlar verir. İİAB sonuçları, Bethesda Sistemi’ne göre altı kategoride raporlanır:
Kategori I sonuçlarında genellikle biyopsinin tekrarlanması önerilir. Kategori II sonuçlarında klinik takip yeterlidir. Kategori III ve IV sonuçlarında, moleküler testler, tekrar biyopsi veya tanısal cerrahi düşünülebilir. Kategori V ve VI sonuçlarında ise cerrahi tedavi endikedir.
Tiroid ultrasonografisi, nodüllerin değerlendirilmesinde ilk tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Nodülün boyutu, yapısı (solid/kistik), ekojenitesi, sınırları, şekli, kalsifikasyon varlığı ve vaskülaritesi değerlendirilir. Malignite açısından şüpheli ultrasonografik özellikler şunlardır: solid yapı, hipoekojenite, düzensiz sınırlar, mikrokalsifikasyonlar, anteroposterior çapın transvers çaptan büyük olması (taller-than-wide) ve artmış santral vaskülarite.
Tiroid Görüntüleme Raporlama ve Veri Sistemi (TI-RADS), tiroid nodüllerinin ultrasonografik özelliklerine göre malignite riskini standardize etmek için geliştirilmiş bir skorlama sistemidir. Bu sistem, nodüllerin kompozisyon, ekojenite, şekil, sınır ve ekojenik odak özelliklerine göre puanlanmasına dayanır. Toplam puana göre, nodüller TR1 (benign) ile TR5 (yüksek şüpheli) arasında sınıflandırılır. TI-RADS skoru, İİAB endikasyonlarının belirlenmesinde yardımcı olur.
Tiroid sintigrafisi, tiroid nodüllerinin fonksiyonel durumunu değerlendirmek için kullanılır. Teknesyum-99m perteknetat veya İyot-123 kullanılarak yapılan sintigrafide, nodüller aktivite tutulumuna göre “sıcak” (artmış aktivite), “ılık” (normal aktivite) veya “soğuk” (azalmış aktivite) olarak sınıflandırılır. Sıcak nodüllerde malignite riski çok düşüktür, ancak soğuk nodüllerde bu risk daha yüksektir. Sintigrafi, özellikle TSH değeri düşük olan hastalarda, otonom nodüllerin belirlenmesinde faydalıdır.
Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG), büyük guatrların retrosternal uzanımını değerlendirmede, çevre dokulara bası etkisini göstermede ve preoperatif planlamada yardımcı olur. Pozitron emisyon tomografisi (PET), özellikle metastatik tiroid kanserlerinin değerlendirilmesinde ve İİAB sonucu belirsiz olan nodüllerde ek bilgi sağlayabilir.
Memorial Ankara Hastanesi
Memorial Ankara Hastanesi'nde SGK Kapsamında Hizmet Verilmektedir.

Uluslararası Kalite ve Güvenilirlik Belgesi
