
Hipertiroidizm, tiroid bezinin aşırı miktarda hormon üretmesi sonucu ortaya çıkan klinik bir durumdur. Vücudun metabolik süreçlerini hızlandıran bu hastalık, tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.
Graves hastalığı, hipertiroidizmin en yaygın nedenidir ve bir otoimmün hastalıktır. Bu durumda, vücudun bağışıklık sistemi TSH reseptörlerine karşı uyarıcı antikorlar (TRAb) üreterek tiroid bezinin aşırı hormon salgılamasına neden olur. Graves hastalığı, genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür ve kadınlarda erkeklere oranla 5-10 kat daha fazla rastlanır. Hastalığın karakteristik özellikleri arasında hipertiroidizm semptomları, göz bulguları (ekzoftalmi, göz kuruluğu, çift görme) ve nadiren pretibial miksödem (bacak ön yüzünde deri kalınlaşması) yer alır.
Graves hastalığının tanısı, klinik bulgular, düşük TSH ve yüksek serbest T3/T4 seviyeleri ile konur. Tanıyı desteklemek için TRAb ölçümü yapılabilir. Tiroid sintigrafisinde diffüz artmış aktivite tutulumu görülür. Tedavi seçenekleri arasında antitiroid ilaçlar (metimazol, propiltiourasil), radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi (tiroidektomi) bulunur. Tedavi seçimi, hastanın yaşı, hastalığın şiddeti, eşlik eden hastalıklar ve hastanın tercihi göz önünde bulundurularak yapılır.
Toksik nodüler guatr, tiroid bezinde bir veya daha fazla otonom (TSH’dan bağımsız çalışan) nodülün bulunması ve aşırı hormon üretmesi durumudur. Tek bir nodülün aşırı hormon üretmesi toksik adenom, birden fazla nodülün olması ise toksik multinodüler guatr olarak adlandırılır. Bu durum genellikle orta yaş ve üzeri kişilerde görülür ve uzun süreli iyot eksikliği olan bölgelerde daha yaygındır.
Toksik nodüler guatrın tanısı, klinik bulgular, tiroid fonksiyon testleri ve görüntüleme yöntemleri ile konur. Tiroid sintigrafisinde, otonom nodüller “sıcak nodül” olarak görülür ve çevre dokuya göre daha fazla radyoaktif madde tutarlar. Tedavi seçenekleri arasında radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi bulunur. Antitiroid ilaçlar genellikle geçici rahatlama sağlar ve küratif değildir.
Hipertiroidizm tanısında, tiroid fonksiyon testleri temel rol oynar. Tipik olarak, serum TSH seviyesi baskılanmış (düşük) ve serbest T3/T4 seviyeleri yüksektir. Subklinik hipertiroidizmde ise TSH düşük, ancak serbest hormon seviyeleri normal sınırlardadır. Etiyolojinin belirlenmesinde, tiroid otoantikorları (TRAb, anti-TPO, anti-Tg) ölçümü yardımcı olabilir.
Radyolojik değerlendirmede, tiroid ultrasonografisi nodüllerin varlığını, boyutunu ve özelliklerini belirlemede kullanılır. Tiroid sintigrafisi ise fonksiyonel durumu değerlendirmede önemlidir. Graves hastalığında diffüz artmış aktivite, toksik nodüllerde fokal artmış aktivite (“sıcak nodül”) ve tiroiditlerde azalmış aktivite (“soğuk nodül”) görülür.
Hipertiroidizm tedavisinde kullanılan antitiroid ilaçlar, tiroid hormon sentezini inhibe ederek etki gösterirler. En sık kullanılan ilaçlar metimazol (MMI) ve propiltiourasil (PTU)’dir. MMI, günde tek doz kullanım avantajı ve daha az yan etki profili nedeniyle genellikle tercih edilir. PTU ise gebeliğin ilk trimesterinde ve tiroid fırtınası durumunda tercih edilebilir, çünkü T4’ün T3’e periferik dönüşümünü de inhibe eder.
Antitiroid ilaçların en ciddi yan etkisi, nadir görülen ancak hayatı tehdit edebilen agranülositozdur. Hastalara, ateş ve boğaz ağrısı gibi semptomlar geliştiğinde hemen tıbbi yardım almaları gerektiği konusunda bilgi verilmelidir. Diğer yan etkiler arasında döküntü, kaşıntı, eklem ağrısı ve karaciğer fonksiyon bozukluğu yer alır.
Radyoaktif iyot (I-131) tedavisi, hipertiroidizmin kalıcı tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Tiroid hücreleri tarafından alınan radyoaktif iyot, beta radyasyonu yayarak tiroid dokusunu tahrip eder ve hormon üretimini azaltır. Bu tedavi, özellikle Graves hastalığı ve toksik nodüler guatr tedavisinde etkilidir.
Radyoaktif iyot tedavisi, oral yoldan tek doz olarak uygulanır. Tedavi sonrası, tiroid fonksiyonlarının normale dönmesi 1-3 ay sürebilir. Hastaların çoğunda zamanla hipotiroidizm gelişir ve levotiroksin replasman tedavisi gerekir. Radyoaktif iyot tedavisi, gebelik ve emzirme döneminde kontrendikedir. Ayrıca, tedavi sonrası belirli bir süre (genellikle 1-2 hafta) izolasyon önlemleri alınmalıdır.
Tiroidektomi, hipertiroidizm tedavisinde kalıcı bir çözüm sunar. Cerrahi tedavi, özellikle büyük guatrı olan, bası semptomları gösteren, malignite şüphesi bulunan, antitiroid ilaçlara yanıt vermeyen veya bu ilaçları tolere edemeyen hastalarda tercih edilir. Ayrıca, gebelik planlayan ve radyoaktif iyot tedavisi istemeyen genç kadınlarda da cerrahi bir seçenek olabilir.
Hipertiroidizm cerrahisinde, genellikle total veya near-total tiroidektomi tercih edilir. Cerrahi öncesi, hastaların ötiroid duruma getirilmesi önemlidir. Bu amaçla, antitiroid ilaçlar ve beta-blokerler kullanılır. Cerrahi komplikasyonlar arasında rekürren laringeal sinir hasarı, hipoparatiroidizm, kanama ve enfeksiyon yer alır. Deneyimli cerrahlar tarafından yapılan tiroidektomi, düşük komplikasyon oranlarına sahiptir.
Memorial Ankara Hastanesi
Memorial Ankara Hastanesi'nde SGK Kapsamında Hizmet Verilmektedir.

Uluslararası Kalite ve Güvenilirlik Belgesi
