
Bariatrik cerrahi yöntem seçimi, hasta özelliklerine göre kişiselleştirilmelidir. Her hastanın anatomik, fizyolojik, psikolojik ve sosyal özellikleri farklıdır ve bu özellikler, en uygun cerrahi yöntemin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Yöntem seçiminde dikkate alınması gereken hasta özellikleri arasında, yaş, cinsiyet, VKİ, yağ dağılımı, komorbidite varlığı, önceki abdominal cerrahiler, gastrointestinal semptomlar, yeme davranışı, alkol kullanımı, psikiyatrik hastalıklar ve hasta tercihi yer almaktadır. Örneğin, genç ve süper obez bir hastada daha etkili kilo kaybı sağlayan bir yöntem (RYGB, BPD-DS) tercih edilebilirken, yaşlı ve komorbiditeleri olan bir hastada daha güvenli bir yöntem (LSG) tercih edilebilir.
VKİ değerine göre uygun yöntem seçimi, bariatrik cerrahide önemli bir faktördür. Genel olarak, VKİ 30-35 kg/m² arasında olup metabolik hastalıkları olan hastalarda, LSG veya RYGB tercih edilebilmektedir. VKİ 35-40 kg/m² arasında olan hastalarda, LSG, RYGB veya Mini Gastrik Bypass uygun seçeneklerdir. VKİ 40-50 kg/m² arasında olan hastalarda, LSG ve RYGB en sık tercih edilen yöntemlerdir. VKİ >50 kg/m² olan süper obez hastalarda ise, daha etkili kilo kaybı sağlayan RYGB, BPD-DS veya SADI-S tercih edilebilmektedir. Ancak, VKİ tek başına yöntem seçimini belirlemez ve diğer faktörlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Komorbiditeler ve yöntem seçimi ilişkisi, bariatrik cerrahide önemli bir faktördür. Tip 2 diyabet varlığında, RYGB, Mini Gastrik Bypass veya BPD-DS gibi metabolik etkileri daha güçlü olan yöntemler tercih edilebilmektedir. Bu yöntemler, bağırsak hormonlarını (GLP-1, PYY) artırarak ve insülin duyarlılığını iyileştirerek diyabet remisyonuna katkıda bulunmaktadır. Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) varlığında, LSG kontrendike olabilmekte ve RYGB tercih edilebilmektedir. RYGB, reflü semptomlarını azaltmakta ve Barrett özofagusu riskini düşürmektedir. Hipertansiyon, dislipidemi ve obstrüktif uyku apnesi gibi diğer komorbiditelerde, LSG ve RYGB benzer etkinlik göstermektedir. Karaciğer yağlanması ve non-alkolik steatohepatit (NASH) varlığında, tüm bariatrik cerrahi yöntemleri faydalı olmakla birlikte, RYGB ve BPD-DS daha hızlı iyileşme sağlayabilmektedir.
Diyabet varlığında seçim kriterleri, özellikle önem taşımaktadır. Tip 2 diyabetin süresi, şiddeti, insülin kullanımı ve komplikasyon varlığı, yöntem seçimini etkilemektedir. Diyabet süresi <5 yıl, HbA1c <%8 ve insülin kullanımı olmayan hastalarda, LSG ile %60-70 oranında diyabet remisyonu sağlanabilmektedir. Diyabet süresi 5-10 yıl, HbA1c %8-10 ve düşük doz insülin kullanımı olan hastalarda, RYGB veya Mini Gastrik Bypass tercih edilebilmektedir. Diyabet süresi >10 yıl, HbA1c >%10 ve yüksek doz insülin kullanımı olan hastalarda ise, BPD-DS veya SADI-S gibi daha güçlü metabolik etkileri olan yöntemler düşünülebilmektedir. Diyabetik komplikasyonları (nefropati, retinopati, nöropati) olan hastalarda, daha agresif metabolik cerrahi yaklaşımlar gerekebilmektedir.
Hasta tercihi ve cerrah deneyimi faktörleri, bariatrik cerrahi yöntem seçiminde önemli rol oynamaktadır. Hasta tercihi, beklentiler, yaşam tarzı, iş ve sosyal koşullar, uzun dönem takip ve vitamin-mineral takviyesi uyumu gibi faktörleri içermektedir. Örneğin, vitamin-mineral takviyesi uyumu düşük olabilecek bir hastada, LSG gibi daha az malabsorptif bir yöntem tercih edilebilir. Cerrah deneyimi ise, her cerrahın belirli bir yöntemde daha fazla deneyime ve daha düşük komplikasyon oranlarına sahip olması nedeniyle önemlidir. Ayrıca, merkezin teknik imkanları, ekipman ve personel durumu da yöntem seçimini etkileyebilmektedir. Bariatrik cerrahi yöntem seçimi, hasta ve cerrah arasında detaylı bir tartışma sonucunda, risk-fayda analizi yapılarak belirlenmelidir.
Revizyon cerrahisi gerekliliği olasılığı, bariatrik cerrahi yöntem seçiminde dikkate alınması gereken bir faktördür. Her bariatrik cerrahi yönteminin, yetersiz kilo kaybı, kilo geri alımı veya komplikasyonlar nedeniyle revizyon gerektirebileceği unutulmamalıdır. LSG sonrası revizyon oranı %5-15, RYGB sonrası %5-10, LAGB sonrası %20-60 ve BPD-DS sonrası %2-5 arasında değişmektedir. LSG, diğer bariatrik cerrahi yöntemlerine (RYGB, BPD-DS, SADI-S) dönüştürülebilmesi nedeniyle, revizyon cerrahisi açısından avantajlı olabilmektedir. RYGB sonrası revizyon seçenekleri daha kısıtlıdır ve genellikle poş ve anastomoz revizyonu, limb uzunluklarının değiştirilmesi veya BPD-DS’ye dönüştürme gibi teknik olarak daha zor prosedürleri içermektedir. Bu nedenle, ilk bariatrik cerrahi yöntemi seçilirken, olası revizyon gerekliliği ve seçenekleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
Memorial Ankara Hastanesi
Memorial Ankara Hastanesi'nde SGK Kapsamında Hizmet Verilmektedir.

Uluslararası Kalite ve Güvenilirlik Belgesi
