
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Türk Obezite Cerrahisi Derneği (TOSS), American Society for Metabolic and Bariatric Surgery (ASMBS) ve International Federation for the Surgery of Obesity (IFSO) tarafından yayınlanan güncel veriler, obezitenin küresel bir salgın haline geldiğini göstermektedir. DSÖ’nün son raporlarına göre, dünya genelinde 650 milyondan fazla yetişkin obezdir ve bu sayı her geçen yıl artmaktadır. Küresel obezite prevalansı 1975’ten bu yana üç kattan fazla artmış olup, yetişkinlerin yaklaşık %13’ü obez kategorisinde yer almaktadır.
Türkiye’de obezite prevalansı, son verilere göre %32.1 olarak belirlenmiştir. Bu oran, Türkiye’yi Avrupa’da obezite oranı en yüksek ülkelerden biri yapmaktadır. Türkiye’de kadınlarda obezite oranı (%39.2), erkeklere (%24.4) göre daha yüksektir. Türkiye’de obezite için risk faktörleri arasında sedanter yaşam tarzı, yüksek karbonhidratlı beslenme alışkanlıkları, kentleşme ve sosyoekonomik faktörler yer almaktadır. Özellikle geleneksel Türk mutfağının yüksek kalorili yemekleri ve fast-food tüketimindeki artış, obezite prevalansının yükselmesine katkıda bulunmaktadır.
Obezite cerrahisi sayıları ve demografik dağılım incelendiğinde, dünya genelinde yılda yaklaşık 600.000 bariatrik cerrahi işlemi gerçekleştirildiği görülmektedir. IFSO verilerine göre, Türkiye’de yılda yaklaşık 25.000 bariatrik cerrahi işlemi yapılmakta olup, bu sayı her yıl artmaktadır. Türkiye’de bariatrik cerrahi geçiren hastaların demografik özellikleri incelendiğinde, kadın hastaların oranının (%70) erkeklere (%30) göre daha yüksek olduğu ve ortalama yaşın 38 olduğu görülmektedir. En sık uygulanan bariatrik cerrahi yöntemi ise %70 oranla sleeve gastrektomidir.
Coğrafi ve sosyoekonomik faktörler, obezite prevalansını önemli ölçüde etkilemektedir. Türkiye’de bölgesel farklılıklar incelendiğinde, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde obezite oranlarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Sosyoekonomik düzey ile obezite arasındaki ilişki ise karmaşıktır. Gelişmiş ülkelerde düşük sosyoekonomik düzey obezite riskini artırırken, gelişmekte olan ülkelerde yüksek sosyoekonomik düzey obezite ile ilişkilendirilmektedir. Türkiye’de ise her iki durum da gözlenmekte, ancak kentsel alanlarda düşük sosyoekonomik düzeye sahip bireylerde obezite prevalansı daha yüksektir.
COVID-19 pandemisi sonrası obezite trendleri ve değişimler dikkat çekicidir. Pandemi döneminde uygulanan kısıtlamalar, fiziksel aktivitenin azalması, evde daha fazla zaman geçirilmesi ve stres faktörleri, obezite prevalansında artışa neden olmuştur. Türkiye’de pandemi sonrası yapılan araştırmalar, yetişkinlerin yaklaşık %35’inin pandemi döneminde kilo aldığını göstermektedir. Bu durum, bariatrik cerrahi başvurularında da artışa yol açmıştır. Pandemi sonrası dönemde, dijital sağlık uygulamaları ve tele-tıp hizmetleri, obezite yönetiminde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.
Memorial Ankara Hastanesi
Memorial Ankara Hastanesi'nde SGK Kapsamında Hizmet Verilmektedir.

Uluslararası Kalite ve Güvenilirlik Belgesi
