•                 MEMORİAL Ankara Hastanesi
    Balgat Mah. Mevlana Bulv, Balgat, 1422. Sk. No: 4, Çankaya/Ankara                

Yeni Nesil Bariatrik Cerrahi Teknikleri

Yeni Nesil Bariatrik Cerrahi Teknikleri

Gastrik Plikasyon, midenin büyük kurvatürünün içe katlanarak hacminin küçültüldüğü, restriktif etkili bir bariatrik cerrahi yöntemidir. Bu prosedür, sleeve gastrektomiye benzer şekilde mide hacmini azaltmakta, ancak mide dokusunun rezeksiyonu yerine içe katlanması prensibine dayanmaktadır. Gastrik plikasyonun en önemli avantajı, mide dokusunun çıkarılmaması ve stapler kullanılmaması nedeniyle potansiyel olarak geri döndürülebilir olmasıdır. Ayrıca, stapler maliyeti olmadığı için daha ekonomiktir. Ancak, uzun dönem etkinliği sleeve gastrektomi ve gastrik bypass kadar iyi değildir. Ameliyat sonrası ilk 1-2 yıl içinde fazla kilonun %40-60’ı kaybedilmekte, ancak uzun dönemde kilo geri alımı riski yüksektir. Komplikasyonlar arasında, bulantı-kusma, mide perforasyonu, plikasyon hattının açılması ve gastrik obstrüksiyon yer almaktadır. Gastrik plikasyon, günümüzde yaygın olarak uygulanmamakta, ancak belirli hasta gruplarında (düşük VKİ, genç yaş, geri döndürülebilirlik isteyen hastalar) alternatif olarak düşünülebilmektedir.

Transit Bipartisyon, sleeve gastrektomi ile birlikte ince bağırsağın yeniden düzenlenmesini içeren, ancak duodenum ve proksimal jejunumun bypass edilmediği bir bariatrik cerrahi yöntemidir. Bu prosedürde, sleeve gastrektomi sonrası, ileumun son 250-300 cm’lik kısmı belirlenmekte ve bu bölüm, yan-yana anastomoz ile antruma bağlanmaktadır. Böylece, gıdaların bir kısmı normal sindirim yolunu (duodenum ve jejunum) takip ederken, bir kısmı da direkt olarak ileuma geçmektedir. Bu “bipartisyon” sayesinde, malabsorpsiyon daha kontrollü olmakta ve vitamin-mineral eksikliği riski azalmaktadır. Transit bipartisyon, özellikle metabolik hastalıkları olan obez hastalarda tercih edilebilmektedir. Ameliyat sonrası kilo kaybı ve metabolik etki, sleeve gastrektomiden daha iyi, ancak gastrik bypass ve duodenal switch’ten biraz daha düşüktür. Uzun dönem sonuçlar ve komplikasyonlar konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

SADI-S (Single Anastomosis Duodeno-Ileal Bypass with Sleeve Gastrectomy), BPD-DS’nin modifiye edilmiş ve teknik olarak daha basit bir versiyonudur. Bu prosedürde, sleeve gastrektomi sonrası, duodenum pilorun hemen distalinde kesilmekte ve ileumun son 250-300 cm’lik kısmı, duodenumun proksimal ucuna anastomoz edilmektedir. BPD-DS’den farklı olarak, SADI-S’de tek bir anastomoz yapılmakta ve common channel (ortak kanal) daha uzun tutulmaktadır. Bu değişiklikler, ameliyat süresini kısaltmakta, teknik zorluğu azaltmakta ve malabsorpsiyon riskini düşürmektedir. SADI-S, özellikle süper obez hastalarda ve metabolik hastalıkları olan hastalarda tercih edilebilmektedir. Ameliyat sonrası kilo kaybı ve metabolik etki, BPD-DS’ye benzerdir. Ancak, uzun dönem sonuçlar ve komplikasyonlar konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Endoskopik teknikler ve intragastrik balon, cerrahi olmayan veya minimal invaziv bariatrik prosedürlerdir. İntragastrik balon, endoskopi yardımıyla mideye yerleştirilen ve mide hacmini geçici olarak azaltan silikon bir balondur. Genellikle 6 ay süreyle midede kalmakta ve daha sonra endoskopik olarak çıkarılmaktadır. İntragastrik balon, VKİ 30-40 kg/m² arasında olan ve cerrahi tedaviyi istemeyen veya cerrahi riski yüksek olan hastalarda tercih edilebilmektedir. Ameliyat sonrası fazla kilonun %20-30’u kaybedilebilmekte, ancak balon çıkarıldıktan sonra kilo geri alımı riski yüksektir. Diğer endoskopik teknikler arasında, endoskopik sleeve gastroplasti, primer obezite cerrahisi endoluminal (POSE), transoral gastroplasti, duodenal-jejunal bypass liner ve aspire assist yer almaktadır. Bu teknikler, genellikle daha az invaziv olmakla birlikte, etkinlikleri cerrahi yöntemlere göre daha düşüktür ve uzun dönem sonuçları henüz yeterince bilinmemektedir.

Robotik bariatrik cerrahi uygulamaları, son yıllarda giderek yaygınlaşmaktadır. Robotik cerrahi, üç boyutlu görüntüleme, daha iyi ergonomi, titreşimsiz ve daha hassas hareketler gibi avantajlar sunmaktadır. Bu avantajlar, özellikle kompleks vakalarda, revizyon cerrahisinde ve süper obez hastalarda faydalı olabilmektedir. Robotik sleeve gastrektomi, robotik gastrik bypass ve robotik duodenal switch gibi prosedürler, laparoskopik yöntemlere benzer etkinlik ve güvenlik profili göstermektedir. Ancak, robotik cerrahinin dezavantajları arasında, daha yüksek maliyet, daha uzun hazırlık süresi ve dokunsal geri bildirim eksikliği yer almaktadır. Robotik bariatrik cerrahinin uzun dönem sonuçları ve maliyet etkinliği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Metabolik cerrahide yeni yaklaşımlar, obeziteden bağımsız olarak tip 2 diyabet ve metabolik sendrom tedavisine odaklanmaktadır. Bu yaklaşımlar arasında, duodenal-jejunal bypass, ileal interposition, duodenal mukozal rezeksiyon ve endoskopik duodenal-jejunal bypass liner yer almaktadır. Bu prosedürler, bağırsak hormonlarını (GLP-1, PYY, oxyntomodulin) artırarak, insülin duyarlılığını iyileştirerek ve bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek metabolik etki göstermektedir. Metabolik cerrahide yeni yaklaşımlar, özellikle VKİ <35 kg/m² olan tip 2 diyabetli hastalarda umut vadetmektedir. Ancak, bu yaklaşımların etkinliği, güvenliği ve uzun dönem sonuçları konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. ASMBS ve IFSO’nun 2022 güncellemeleri, VKİ 30-35 kg/m² arasında olup kontrolsüz tip 2 diyabeti olan hastaların metabolik cerrahi için değerlendirilebileceğini belirtmektedir.

Memorial Ankara Hastanesi

Bilimle Teknolojiyi Birleştiren Bir Dünya Hastanesi

Icon

SGK Anlaşmaları Kapsamında Hizmet

Memorial Ankara Hastanesi'nde SGK Kapsamında Hizmet Verilmektedir.

Icon

JCI-Joint Commission International

Uluslararası Kalite ve Güvenilirlik Belgesi

Ankara Hastanesi