•                 Medical Park Ankara Hastanesi
    Kent Koop Mah 1868. Sok, Batıkent Blv. No:15, 06680 Yenimahalle/Ankara                

Obezite Patogenezi ve Etki Mekanizmaları

Obezite Patogenezi ve Etki Mekanizmaları

Obezite, genetik faktörler ve çevresel etkileşimlerin karmaşık bir bileşimi sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Genetik yatkınlık, obezite gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Araştırmalar, obezite riskinin %40-70 oranında genetik faktörlere bağlı olduğunu göstermektedir. Obeziteyle ilişkili 100’den fazla gen tanımlanmış olup, bunlar arasında FTO, MC4R ve POMC genleri özellikle öne çıkmaktadır. Ancak genetik yatkınlık tek başına obeziteye neden olmamakta, çevresel faktörlerle etkileşime girerek hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.

Hormonal dengesizlikler ve metabolik değişimler, obezite patogenezinde kritik rol oynamaktadır. Leptin ve ghrelin gibi iştah düzenleyici hormonlardaki dengesizlikler, yeme davranışını etkileyerek aşırı kalori alımına neden olabilmektedir. Leptin, yağ dokusundan salgılanan ve tokluk hissi veren bir hormondur. Obez bireylerde leptin seviyelerinin yüksek olmasına rağmen, leptin direnci nedeniyle bu hormonun etkisi azalmaktadır. Ghrelin ise mideden salgılanan ve açlık hissi uyandıran bir hormondur. Obezitede ghrelin düzeylerindeki değişimler, iştah kontrolünü olumsuz etkilemektedir.

Nöroendokrin etkenler ve iştah mekanizmaları, obezite gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Hipotalamus, iştah ve enerji dengesinin düzenlenmesinde merkezi bir role sahiptir. Hipotalamustaki arkuat çekirdek, iştahı artıran (oreksijenik) ve azaltan (anoreksijenik) nöropeptidlerin üretildiği bölgedir. Obezitede, bu nöropeptidlerin dengesinde bozulmalar meydana gelmektedir. Ayrıca, beynin ödül sistemi de yeme davranışını etkilemektedir. Lezzetli yiyecekler, dopamin salınımını artırarak ödül hissine neden olmakta ve bu durum aşırı yemeye yol açabilmektedir.

Barsak mikrobiyotası ve obezite arasındaki ilişki, son yıllarda yapılan araştırmalarla daha iyi anlaşılmaktadır. Barsak mikrobiyotasındaki değişimler, enerji metabolizmasını, besin emilimini ve inflamatuar süreçleri etkileyerek obezite gelişimine katkıda bulunabilmektedir. Obez bireylerde, Firmicutes/Bacteroidetes oranının arttığı ve mikrobiyota çeşitliliğinin azaldığı gözlemlenmektedir. Bu değişimler, kalori alımından bağımsız olarak kilo artışına neden olabilmektedir.

İnflamasyon ve kronik hastalıklarla olan bağlantılar, obezitenin patogenezinde önemli bir yere sahiptir. Aşırı yağ dokusu, TNF-α, IL-6 ve CRP gibi proinflamatuar sitokinlerin üretimini artırmaktadır. Kronik düşük dereceli inflamasyon, insülin direnci, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve diğer obezite ile ilişkili komorbiditelerin gelişimine zemin hazırlamaktadır. Bu inflamatuar süreçlerin anlaşılması, obezite tedavisinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

Medical Park Ankara Hastanesi

Bilimle Teknolojiyi Birleştiren Bir Dünya Hastanesi

Icon

SGK Anlaşmaları Kapsamında Hizmet

Medical Park Ankara Hastanesi'nde SGK Kapsamında Hizmet Verilmektedir.

Icon

JCI-Joint Commission International

Uluslararası Kalite ve Güvenilirlik Belgesi

Ankara Hastanesi